أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقّٗاۚ لَّهُمۡ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمۡ وَمَغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ
İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır. Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardırأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقّٗاۚ لَّهُمۡ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمۡ وَمَغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ
İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır. Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardırMealler anlamı aktarır. Kur'an yalnızca Arapça metindir.
Those are the believers, truly. For them are degrees [of high position] with their Lord and forgiveness and noble provision
Meal: Saheeh International · İngilizce
Ceux-là sont, en toute vérité les croyants: à eux des degrés (élevés) auprès de leur Seigneur, ainsi qu'un pardon et une dotation généreuse
Meal: Muhammad Hamidullah · Fransızca
Estos son los verdaderos creyentes, que alcanzarán grados elevados ante su Señor, el perdón y un sustento generoso
Meal: Muhammad Isa García · İspanyolca
Mereka itulah orang-orang yang benar-benar beriman. Mereka akan memperoleh derajat (tinggi) di sisi Tuhannya dan ampunan serta rezeki (nikmat) yang mulia
Meal: Kementerian Agama RI · Endonezce
Они являются истинно верующими. Им уготованы высокое положение у их Господа, прощение и щедрый удел
Meal: Эльмир Кулиев · Rusça
ایسے ہی لوگ حقیقی مومن ہیں ان کے لیے ان کے رب کے پاس بڑے درجے ہیں قصوروں سے درگزر ہے اور بہترین رزق ہے
Meal: تفہیم القرآن — مودودی · Urduca
তারাই হল সত্যিকার ঈমানদার! তাদের জন্য রয়েছে স্বীয় পরওয়ারদেগারের নিকট মর্যাদা, ক্ষমা এবং সম্মানজনক রুযী।
Meal: মুহিউদ্দীন খান · Bengalce
这等人确是信士,他们将来在主那里得享受许多品级、饶恕和优厚的给养。
Meal: 马坚 · Çince
Arapça metin kaynağı:The Noble Qur'an Encyclopedia — Osmanî hat metni· 8:4
Bu bilgiler verinin nereden geldiğini açıklar; metnin doğruluğu hakkında bir hüküm değildir.