فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ
Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündüفَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ
Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündüMealler anlamı aktarır. Kur'an yalnızca Arapça metindir.
And they denied him, so the punishment of the day of the black cloud seized them. Indeed, it was the punishment of a terrible day
Meal: Saheeh International · İngilizce
Mais ils le traitèrent de menteur. Alors, le châtiment du jour de l'Ombre les saisit. Ce fut le châtiment d'un jour terrible
Meal: Muhammad Hamidullah · Fransızca
Pero lo desmintieron, y por ello los azotó el castigo el día de la sombra. Fue el castigo de un día terrible
Meal: Muhammad Isa García · İspanyolca
Kemudian mereka mendustakannya (Syu'aib), lalu mereka ditimpa azab pada hari yang gelap. Sungguh, itulah azab pada hari yang dahsyat
Meal: Kementerian Agama RI · Endonezce
Они сочли его лжецом, и их постигли мучения в день тени. Воистину, это были мучения в Великий день
Meal: Эльмир Кулиев · Rusça
انہوں نے اسے جھٹلا دیا، آخرکار چھتری والے دن کا عذاب ان پر آ گیا، اور وہ بڑے ہی خوفناک دن کا عذاب تھا
Meal: تفہیم القرآن — مودودی · Urduca
অতঃপর তারা তাঁকে মিথ্যাবাদী বলে দিল। ফলে তাদেরকে মেঘাচ্ছন্ন দিবসের আযাব পাকড়াও করল। নিশ্চয় সেটা ছিল এক মহাদিবসের আযাব।
Meal: মুহিউদ্দীন খান · Bengalce
他们否认他。他们就遭受阴影之日的刑罚。那确是重大日的刑罚。
Meal: 马坚 · Çince
Arapça metin kaynağı:The Noble Qur'an Encyclopedia — Osmanî hat metni· 26:189
Bu bilgiler verinin nereden geldiğini açıklar; metnin doğruluğu hakkında bir hüküm değildir.