فَرَجَعُوٓاْ إِلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ فَقَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ أَنتُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Kendi kendilerine: "Doğrusu siz haksızsınız", sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: "Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin" dedilerفَرَجَعُوٓاْ إِلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ فَقَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ أَنتُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Kendi kendilerine: "Doğrusu siz haksızsınız", sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: "Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin" dedilerMealler anlamı aktarır. Kur'an yalnızca Arapça metindir.
So they returned to [blaming] themselves and said [to each other], "Indeed, you are the wrongdoers
Meal: Saheeh International · İngilizce
Se ravisant alors, ils se dirent entre eux: «C'est vous qui êtes les vrais injustes»
Meal: Muhammad Hamidullah · Fransızca
Comenzaron a criticarse unos a otros diciendo: "Ustedes son los malhechores
Meal: Muhammad Isa García · İspanyolca
Maka mereka kembali pada kesadaran mereka dan berkata, "Sesungguhnya kamulah yang menzalimi (diri sendiri)
Meal: Kementerian Agama RI · Endonezce
Обратившись друг к другу, они сказали: «Воистину, вы сами являетесь беззаконниками!»
Meal: Эльмир Кулиев · Rusça
یہ سُن کر وہ لوگ اپنے ضمیر کی طرف پلٹے اور (اپنے دلوں میں) کہنے لگے "واقعی تم خود ہی ظالم ہو
Meal: تفہیم القرآن — مودودی · Urduca
অতঃপর মনে মনে চিন্তা করল এবং বললঃ লোক সকল; তোমরাই বে ইনসাফ।
Meal: মুহিউদ্দীন খান · Bengalce
他们就互相批评。随后说:“你们(崇拜偶像)确是不义的。”
Meal: 马坚 · Çince
Arapça metin kaynağı:The Noble Qur'an Encyclopedia — Osmanî hat metni· 21:64
Bu bilgiler verinin nereden geldiğini açıklar; metnin doğruluğu hakkında bir hüküm değildir.