ثُمَّ نُكِسُواْ عَلَىٰ رُءُوسِهِمۡ لَقَدۡ عَلِمۡتَ مَا هَـٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ
Kendi kendilerine: "Doğrusu siz haksızsınız", sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: "Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin" dedilerثُمَّ نُكِسُواْ عَلَىٰ رُءُوسِهِمۡ لَقَدۡ عَلِمۡتَ مَا هَـٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ
Kendi kendilerine: "Doğrusu siz haksızsınız", sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: "Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin" dedilerMealler anlamı aktarır. Kur'an yalnızca Arapça metindir.
Then they reversed themselves, [saying], "You have already known that these do not speak
Meal: Saheeh International · İngilizce
Puis ils firent volte-face et dirent: «Tu sais bien que celles-ci ne parlent pas»
Meal: Muhammad Hamidullah · Fransızca
Pero luego volvieron a su estado anterior [y le dijeron]: "Tú bien sabes que no pueden hablar
Meal: Muhammad Isa García · İspanyolca
Kemudian mereka menundukkan kepala (lalu berkata), "Engkau (Ibrahim) pasti tahu bahwa (berhala-berhala) itu tidak dapat berbicara
Meal: Kementerian Agama RI · Endonezce
Затем они принялись за свое и сказали: «Ты же знаешь, что они не способны разговаривать»
Meal: Эльмир Кулиев · Rusça
مگر پھر اُن کی مت پلٹ گئی اور بولے "تُو جانتا ہے کہ یہ بولتے نہیں ہیں
Meal: تفہیم القرآن — مودودی · Urduca
অতঃপর তারা ঝুঁকে গেল মস্তক নত করে, তুমি তো জান যে, এরা কথা বলে না
Meal: মুহিউদ্দীন খান · Bengalce
然后,他们倒行逆施,(他们说):“你确已知道这些是不会说话的。”
Meal: 马坚 · Çince
Arapça metin kaynağı:The Noble Qur'an Encyclopedia — Osmanî hat metni· 21:65
Bu bilgiler verinin nereden geldiğini açıklar; metnin doğruluğu hakkında bir hüküm değildir.